Geçen yıl Türkiye'nin en gözde turistik bölgelerinden biri olan Kartalkaya’da meydana gelen yangın, sadece doğal alanlara değil, aynı zamanda insan hayatına da büyük zarar verdi. Yangının getirdiği yıkım, bir yıl geçmesine rağmen hala taptaze acılar olarak hafızalarda yer etmeyi sürdürüyor. Yangın sırasında yaşanan korkunç olayın ardından, birçok kişi sevdiklerini kaybetmenin derin üzüntüsüyle baş başa kaldı. Yangından etkilenenler arasında yer alan aileler, hala bu acının izlerini taşımakta ve kaybettikleri ile yüzleşmeye çalışmaktadırlar. "Ben kızımın yanmış haliyle vedalaştım" sözleri, yaşanan travmanın ne denli derin olduğunu gözler önüne seriyor.
Kartalkaya yangını, henüz ilk dakikalarından itibaren alevlerin hızla yayılarak bölgedeki birçok yaşamı tehdit etmeye başlamasına neden oldu. Haziran 2022'de başlayan yangın, sadece bölgedeki ekosistemi değil, aynı zamanda birçok aileyi de köklü şekilde etkiledi. Yangın felaketi, doğal güzelliklerin yanı sıra can kaybına neden olan bir trajedi olarak akıllarda yer etti. Birçok insan, sevdiklerini, evlerini ve geleceğini bu yangınla birlikte kaybetti ve yaşamlarını yeniden inşa etmekte zorlandı.
Bu trajik olayın ardından, hayatta kalanlar yaşananları asla unutmamakta kararlı. Birçok aile, kaybettikleri sevdiklerinin anısını yaşatmak için çeşitli etkinlikler düzenlemekte ve olayın unutulmasına karşı mücadele vermektedirler. Yangının ardından kaç kişinin hayatını kaybettiği ve ne kadar zarar gördüğü gündemde kalmaya devam ederken, afet sonrası alınan önlemler ve yapılan çalışmalar da sorgulanmaktadır. Acı kayıplar ve hayatta kalanların yaşadığı travmalar, toplumun her kesimini derinden etkilemektedir.
Yangın felaketi sonrasında, birçok sivil toplum kuruluşu ve bu alanda faaliyet gösteren kurumlar, mağdur ailelere destek sağlamak üzere harekete geçti. Yangın felaketine maruz kalan bölgelerdeki insanlara psikolojik destek sunulması, yeniden inşa süreci ve sosyal yardımlar gibi konularda çeşitli projeler üretildi. Ancak haberler, mağdur ailelerin hala birçok zorlukla karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Yangın felaketi nedeniyle evlerini kaybeden aileler, yeniden ev sahibi olmanın yanı sıra ihtiyaç duydukları psikolojik desteği de almakta zorlanıyorlar. "Ben kızımın yanmış haliyle vedalaştım" cümlesi, onları derin bir üzüntü ve çaresizlik içinde bırakmakta. Hayatta kalan bazı aileler, yaralarının sarılması için toplumdan daha fazla destek beklediklerini dile getiriyor.
Acı bir tarih olarak belleklerde yer eden Kartalkaya yangını, toplumun dayanışma, yardımlaşma ve birlikte olma bilincini artırmış olsa da, kayıplar ve derin yaralar oluşturan bir trajedi olarak kalmaya devam ediyor. Yangın sonrası yaşananlar, hem bu doğal afetin ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini hem de bireysel ve toplumsal dayanışmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Her ne kadar yangının üzerinden bir yıl geçmiş olsa da, acılar hala taze. Yangın mağdurlarının yaşadıkları, unutulmadı ve unutulmayacak.
Dünya genelindeki çeşitli durumlarla karşılaştırıldığında, Türkiye’deki yangın felaketi, afet yönetimi alanında sorgulanabilecek pek çok konu ve gelişmiş ülkelerle yapılması gereken kıyaslamaları da gündeme getirdi. Gelecek yıllarda, benzer felaketlerin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması ve toplumun bu konudaki bilinçlendirilmesi hayati bir önem taşımaktadır. Yangının yarattığı yıkımın ardından, toplumun bu konuda daha duyarlı olması ve yetkililerin gerekli adımları atması beklenmektedir.